Vücudumuz Işık Kirliliğinden Etkileniyor

Işık kirliliğinin varlığının gözlemlenmesini sağlayan uydu yüzeyden 800 metre yukarıda yer almaktadır. Kutupların üzerinde dolaşarak Dünya’nın fotoğraflarını çekmektedir. Bu fotoğraflar sayesinde ışığın konumu ve şiddeti tespit edilmekte ve bu verilerde daha sonra renkli haritalara dönüştürülmektedir. Dönüştürülen bu renkli harita üzerinde gökyüzünün çok fazla parlak göründüğü bölgelerde, yıldızlar da o derece görülememektedir. Elde edilen verilere göre ışık kirliliğinin en yoğun olduğu bölge Singapur’dur. Işık kirliliğinin insan vücuduna etkileri üzerine araştırmalar yapan Fabio Falchi’ye göre bu ülkede yaşayan insanların gözleri gece görüşüne uyum sağlama yeteneğini kaybetmiş durumdadır.

Genellikle yoğunluğu büyük şehirlerde artan bu ışık kirliliği geceleri  karanlığa ihtiyaç duyan insan vücudunun gece düzenine geçmesine engel olmaktadır. Bu durumunda bir çok araştırmacı tarafından çeşitli sorunlar doğuracağına inanılmaktadır. Vücut saati canlıların uyku düzenini, açlık durumunu, günlük aktivitelerini, hormon üretimi ve vücut ısısının dengelenmesini ve çeşitli psikolojik faktörleri düzenler. 24 saatte bir yenilenen bu saatin doğru işlemesinde gün ışığı ve karanlık büyük önem taşımaktadır. Geceleri insan vücudu daha sağlıklı bir uyku için karanlığa ihtiyaç duymaktadır. Işık kirliliği ise direkt olarak bu düzene etki etmese de geceleri sokaklardan ve evlerde yayılan ışıkların çoğu zaman insanların vücut saatinin bozulmasında önemli bir rol oynadığı uzmanlar tarafından bildirilmektedir.


Yapılan araştırmalar neticesinde bazı tür ışıkların vücut saatinin bozulmasında diğerlerine nazaran daha etkili olduğu belirlenmiştir. Bunun için uzmalar tarafından insanların bulundukları alanlarda geceleri mavi içerikli loş ışık kullanmaları, gündüzleri ise yüksek mavi içerikli parlak ışık kullanmaları önerilmektedir. Bu ışık türleri ile ışık kirliliğinin etkileri daha az görülmekte ve vücut saatinin düzeni korunmaktadır.